|
|
|
 |
|
 |
|
Berrin G. Delikçi
|
| |
|
Dayanışmanın gücü
Türkiye gündemi
Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Galatasaray'a
kilitlendi. Ne enflasyon kaldı ne de AB ile entegrasyon.
Çok çok istediğimiz halde, 22 vekilimiz, TBMM'nin
erkek egemen yapısından, dahası partilerinin genel
başkanlarından sinip "step by step" diyerek
Cumhurbaşkanlığına aday olamadılar. Genel
başkanlarına "Bizim İrlanda'dan, Sri-Lanka'dan
neyimiz eksik, neden bize de aday olup olmayacağımızı
sormuyorsunuz?" deme gücünü kendilerinde
bulamadılar. Seçilmek elbette önemli, ama kadınlar
adına "Ben de adayım" diyebilme cesaretini
gösterebilmek daha mı az önemliydi? Meclis
dışındaki kadınların istedikleri halde
adaylıklarını açıklamamakta hakları var. Çünkü
Meclis dışından Cumhurbaşkanı adaylığı için 110
milletvekilinin imzası gerekiyor. Hangi babayiğitler
verirdi dışardan bir kadının aday olması için 110
imzayı? Meclis'imizdeki 22 anayiğit bile vermezdi
imzasını.
Çünkü biz kadınlar, birbirimizin ayağına
basmasını çok severiz. Birçok kadın örgütümüz
varsa da örgütsel gücümüzün zayıflığı
bundandır. Bunun son örneğini İzmir'de de düzenlenen
KESK'in üstlendiği "2000 Yılı Dünya Kadın
Yürüyüşü'nde gördük. "Erkek egemenliğini
yıkmayı ve kadına karşı şiddetin bütün
biçimlerini yeryüzünün her yerinde ortadan
kaldırmayı, kadınların dünyayı
değiştirebileceğini, daha insancıl ve barışçıl
hale getirebileceğini" göstermek, "küresel
dayanışmayı gerçekliğe dönüştürmek açısından
büyük önem taşıyan böylesi anlamlı bir
yürüyüşün cılız kalması düşündürücüdür.
Ulusal ve uluslararası kadın dayanışmasının daha
bir önem kazandığı çağımızda KA.zete olarak;
sayfalarımızı İnternet'e açarak bu dayanışmaya
gücümüz oranında katkı koymak istiyoruz. Ve tüm
kadınları ortak paydada birleşmeye çağırıyoruz.
|
 |