BAĞIMSIZ SİYASİ KADIN GAZETESİ YIL:3 SAYI:17 NİSAN-MAYIS 2000 ISSN-1302-4566  







 



 
Huriye Şükran KURUOĞLU

   


Medya ve kadın


Merhaba, Bundan böyle bu köşede kadının medyada yer aldığı durumlar üzerine görüşlerimi sizlere aktarmaya çalışacağım. Elbette son yılların çok moda kavramı olan medya, çok geniş bir alanı kapsıyor. Duvar ilanlarından gazeteye, televizyondan dergiye, kitaptan, sinemaya oldukça geniş olan bu yelpaze içinde kadın "ne şekilde" ve niçin "bu biçimlerde" yer alıyor konularındaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bundan sonraki sayılarda daha çok tek tek örnekler üzerinde duracağız. Ancak tek tek konular ve örneklere girmeden önce neden "medya ve kadın" başlığına gereksinim duyulduğuna bir açıklık getirmenin yararlı olduğunu düşünüyorum.
Hepinizin de bildiği gibi herhangi bir dönemi incelemenin yollarından biri o döneme ait kalıntıları incelemektir. O döneme ait kalıntıları incelediğiniz takdirde, o yıllara ait yaşam biçimi konusunda bir fikre sahip olursunuz. Herhangi bir gazete, dergi, sinema ya da televizyon, yani kısaca medya diyebileceğimiz kanallar aracılığıyla o ülkenin günümüzde ya da ilgili döneme ait yıllara ait düşünce ve davranış kalıplarını anlamamız mümkündür. Bu anlamda da hem bir ülkede hakim olan genel zihniyeti, hem de bu doğrultuda herhangi bir konuya bakış tarzını anlamanın en iyi yollarından birinin de "medya" yı inceleyerek öğrenebiliriz.
"Medya" kavramının içinde barındırdığı araçların, düşünce ve davranış kalıplarını yaygınlaştırma ve pekiştirme konusunda oldukça güçlü bir etkinlikte olduğu bilinen bir gerçektir. Bu anlamda da konuları medya merceğinden bakmanın doğruluğu ortadadır. Bir ülkedeki hakim ideoloji ne olursa olsun yönetim, çeşitli kanalları kullanarak o ideolojiyi ve o ideolojinin getirdiği yaşam biçimlerini enjekte eder insanlara... Bu kanallar bazen bir eğitim kurumunda verilen derslerin içeriğinde, bazen de devletin çeşitli resmi organlarında, ve en çok da kısaca medya adı verilen çeşitli kitle iletişim araçlarında yer alan binlerce açık ve örtük mesajlar aracılığıyla yansır bize...
Günümüze baktığımızda ise önümüze çıkan tablo şudur: Ülkemizde onca sayısız televizyon kanalı olmasına karşın bazı küçük farklarla hepsi de adeta tek bir ses ve tek bir yürek halinde uzun yılların birikim ve dayatmalarının sonucu olan aynı ideolojinin yansımalarındaki ürünleri sunmaktadırlar bizlere... Şu çok uzun yıllardan beri bizlere öğretilen ve sürekli olması gerektiği şırınga edilen düşünce ve yaşama tarzını... Yani kadının sadece "iyi eş" ve "iyi anne" olması gerektiği şeklindeki düşünce ve davranış biçimlerini ve bunların oluşturduğu ve yaşam tarzını...
Kadının "özel alan" dediğimiz "ev" lerden "kamusal alan" olarak adlandırılan özel veya resmi, iş veya eğlence alanlarına çıkması çok kolay olmamıştır. Bu alanlara geçişte bir takım sancılar yaşandığı gibi bu süreci herşeye rağmen aşabilen kadınlar da sayısız sıkıntılar ve çatışmalar yaşamaktadır. Yaşanan çatışmaların temeline baktığımızda ise bu sorunsalın yer aldığı görülmektedir. Günümüzde kadının "modern kadın" olarak yansıtıldığı "gibi görünen" pek çok mesaj bile incelendiği zaman, altından o hep bilindik anlamları taşıyan mesajlar çıkmaktadır. Tüm bu mesajların içinde hiç mi istisnalar yer almıyor....Elbette çok nadir de olsa bu tarz örnekleri görüyoruz. Yeri ve zamanı geldiğinde bu tür örneklere de gireceğiz.
İşte biz bundan böyle bu köşede başta televizyon olmak üzere her tür kitle iletişim aracında yer alan açık ve örtük, kadına yönelik her tür mesajın yer aldığı reklam, program ve haberlerden örnekleri ele alacak, sorgulayacak ve tartışacağız.
Bu konularda bizimle düşüncelerini paylaşmak isteyen sevgili okurlarımızın da mektup, telefon ve fakslarını bekliyoruz. Önümüzdeki sayıda birkaç reklam örneğinde birlikte olacağız. Özgürce kalın.... Sevgiyle kalın...


 
 

1391 Sok.No 4/201. 35220- Alsancak/ İZMİR
TEL: 0232.463 63 00 Pbx. Fax. 0232.463 53 03

http://www.kazete.com.tr kazete@kazete.com.tr