BAĞIMSIZ SİYASİ KADIN GAZETESİ YIL:3 SAYI:18 HAZİRAN-TEMMUZ 2000 ISSN-1302-4566  







 
KKTC’de kadın hareketinin öncülerinden DP Kadın Kolları Başkanı Tüccaroğlu, Rauf Denktaş’ın başarısını değerlendirdi

Çözüm iyi niyetli  ve gerçekçi olacak

Röportaj: Prof.Dr.Tülay ÖZÜERMAN

Yaşamının önemli bölümünü ülkesinde kadın hareketine adamış,  iki yıl önce  Türkiye’de hala yenilenemeyen Medeni Yasa’nın ülkesindeki benzeri; 1951’den kalma Türk Aile Yasası’nın günümüz Kıbrıs Türkü kadınların ihtiyaçlarına yanıt verir hale getirilmesine önemli katkılar yapmış  olan Demokrat Parti Kadın Kolları Başkanı İnci Tüccaroğlu ile bu kez kadın sorunlarını değil, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini konuştuk, Rauf Denktaş’ın 4 kez bu göreve seçilme başarısının altında yatan gerçekleri öğrenmeye çalıştık.
Bir dönem KKTC Kadın ve Aile Sorunları Birimi Başkanlığı’nı da yapan İnci Tüccaroğlu’na yönettiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

Soru: Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın 4. kez bu göreve getirilmesinin nedenleri üzerinde durabilir misiniz?
Yanıt: Sanırım dünyada Sayın Cumhurbaşkanımızın konumunda olan örnekler çok azdır veya hiç yoktur. Çünkü, devlet kuran aynı zamanda ulusal bir davayı omuzlayan bir kişinin, oluşturduğu devlette çok partili bir sistem içerisinde birçok rakip ile yarışarak, bu konumunu demokratik kurallar içerisinde koruması dikkat çekici bir husustur. Cumhurbaşkanlığını bu kadar uzun süre sürdüren bir kişinin bu durumu çoğu zaman yanlış yargılarla yorumlanıyor. Maalesef, bunu sırf KKTC’ye yanlış imaj yüklemek isteyen dış çevreler yapmaktadırlar. Ne var ki içimizde de bu imajı güçlendiren kimi çevreler bulunmaktadır. Fakat, gerçek olan şudur ki, Sayın Denktaş, cumhurbaşkanlığı makamına halk oyu ile getirilmektedir. Zaten bu da anayasal bir zorunluluktur.
Cumhurbaşkanı Denktaş’ın 4. kez seçilmesinin en büyük nedeni ise, omuzlamış olduğu ulusal davada Kıbrıs Türkünün güvenini kazanmış olmasıdır. Sanırım, vatandaşımız oyunu kullanırken esas olarak bu duygudan hareket etmekte ve güvendikleri lidere güven tazelemektedirler.

Soru:  O halde, halkın bu kadar güvendiği bir lider olan  Sayın Denktaş,  neden son iki seçimde, ikinci turda seçilebildi?
Yanıt: Bunun çeşitli nedenleri vardır. Örnek olarak, çok partili bir sistem içerisinde ve üstelik nüfus oranımıza kıyasla birçok partinin bulunduğu bir yerde, elbette aday çıkaran partiler, parti propogandalarını yükseltecekler ve kamuoyunda büyük bir yarış başlatmış olacaklardır. Sayın Cumhurbaşkanı bu oluşumun dışındadır. Çünkü seçimlere bağımsız ve partilerüstü bir aday olarak girmektedir. Böyle olunca, partili kamuoyunun birinci turda kendi partilerine oy vermeleri doğaldır. Böyle de olmuştur. Bu noktada şu hususu belirtmekte yarar vardır. KKTC 1983 yılında kurulmuştur. O tarihten günümüze devlet ekonomik ve siyasal anlamda çeşitli gelişmeler göstermektedir. Bu gelişmeler içerisinde hükümet edenler, ulusal davadaki çabaları adeta ikinci plana atmışlar, devlet olanakları ile iktidarlarını sürdürmeyi hedeflemişlerdir. Yaratılan bu tablo içerisinde bir taraftan bu olanakları planlayanlar, ulusal davada Sayın Cumhurbaşkanı ile de ters düşmeyi göze alabilmişlerdir.
Üzülerek söylüyorum ki, ekonomide oldukça kötü bir gidiş başlatılmıştır. Bu gidiş üzerine Cumhurbaşkanının suskun kalması beklenemezdi. Devlet olanakları parti yandaşları için kullanılır hale gelmiş, işler vatandaşın oyunu parayla, vaatle satın alınmaya kadar vardırılmıştır. Böylece toplumda öteden beri sürdürülen baskıcı bir dönem daha da pekiştirilmeye çalışılmıştır. Vatandaşlar kendi ekonomik güvencelerini hep devletten bekler durumuna sokulmuş, hükümet edenler ise yurttaşların bu duygu ve düşüncelerini ipotek altına almış ve seçimlerde bunu oya dönüştürmeyi hedeflemişlerdir. İşte, ikinci turun altında yatan en önemli nedenlerden biri bu acımasız ve kabul edilemez gelişmedir.

Soru: Cumhurbaşkanı Denktaş’a en ciddi rakip olarak görülen Sayın Derviş Eroğlu’nun seçimlere 3 gün kala adaylıktan çekilmesini nasıl yorumluyorsunuz?
Yanıt: Maalesef bu konu da değişik bir şekilde yorumlanmaktadır. Öyle ki Sayın Eroğlu adaylıktan çekilirken, bu tutumunun nedenlerini izah etmemiş, çekilme nedeninin bir baskı sonucu olabileceği yolunda imajlar bırakmıştır. Bu hem bizim ülkemiz hem de Anavatan Türkiye açısından üzücü bir durum olmuştur. Çünkü her iki ülke de töhmet altında bırakılmıştır.
Halbuki gerçek durum şudur: Sayın Eroğlu ve partisi ilk tur seçimlerde hedeflemiş oldukları oy oranına ulaşamamışlardır. Yüzde 40-50 arasında bir oy oranı bekleyen Sayın Eroğlu, ikinci turda oluşturacağı ittifaklarla seçilmeyi beklemekteydi. Bu stratejik hedefine ulaşamamıştır. 7 adaya karşı mücadele veren Cumhurbaşkanı Denktaş, UBP’ nin stratejik olarak belirlediği oy oranını almıştır. Bu durum Eroğlu’nun parti içindeki konumunu ciddi ölçüde zedelemiştir. Temsil ettiği partisi UBP dağılma sürecine girebileceği gibi, parti içerisinde kendi konumunun da tartışılabileceği gündeme gelebilirdi. Bu yüzden siyasi bir manevraya başvurularak adaylıktan çekilmiştir.

Soru: Sayın Cumhurbaşkanının 4. kez seçilmesi ile KKTC’yi bundan sonra neler beklemektedir?
Yanıt: Sayın Cumhurbaşkanı Denktaş, seçimler süresince Kıbrıs konusunda net mesajlar vermiştir. Buna göre, Kıbrıs konusunun çözümünde bir anlaşmaya varılacak en yakın nokta yakalanmıştır. Bunda Kıbrıs Türk tarafının ürettiği gerçekçi politika ve tezlerin önemli bir katkısı vardır. Top, Rum tarafındadır. Ne var ki, Türk tarafının çözüm için iyi niyetli ve gerçekçi katkıları sürecektir. Temmuz’da yapılacak olan 3. tur dolaylı görüşmelerde ilerleme olması en içten arzumuzdur. Bu dönemde Denktaş gibi Kıbrıs konusunda deneyimli olan ulusal bir liderin bir kez daha ulusal davayı yürütmede halk tarafından yetkilendirilmesi, en azından yapılacak bir anlaşmada Kıbrıs Türkünün hakları konusunda endişe duyulmayacağı güvencesini vermektedir. Halkımız bunun rahatlığı ve huzuru içerisinde geleceğe güvenle bakmaktadır.

Soru: Sayın Denktaş’ın dördüncü kez seçilmesiyle KKTC’yi bundan sonra neler beklemektedir?
Yanıt: Sayın Cumhurbaşkanı Denktaş, seçimler süresince Kıbrıs konusunda net mesajlar vermiştir. Buna göre, Kıbrıs konusunun çözümünde bir anlaşmaya varılacak en yakın nokta yakalanmıştır. Bunda Kıbrıs Türk tarafının ürettiği gerçekçi politika ve tezlerin önemli bir katkısı vardır. Top, Rum tarafındadır. Ne var ki, Türk tarafının çözüm için iyi niyetli ve gerçekçi katkıları sürecektir. Temmuz’da yapılacak olan 3. tur dolaylı görüşmelerde ilerleme olması en içten arzumuzdur.
Bu dönemde Denktaş gibi Kıbrıs konusunda deneyimli olan ulusal bir liderin bir kez daha ulusal davayı yürütmede halk tarafından yetkilendirilmesi, en azından yapılacak bir anlaşmada Kıbrıs Türkünün hakları konusunda endişe duyulmayacağı güvencesini vermektedir. Halkımız bunun rahatlığı ve huzuru içerisinde geleceğe güvenle bakmaktadır..

 
 

1391 Sok.No 4/201. 35220- Alsancak/ İZMİR
TEL: 0232.463 63 00 Pbx. Fax. 0232.463 53 03

http://www.kazete.com.tr kazete@kazete.com.tr