|
|
KKTC’de
kadın hareketinin öncülerinden DP Kadın Kolları Başkanı Tüccaroğlu, Rauf
Denktaş’ın başarısını değerlendirdi
Çözüm
iyi niyetli ve gerçekçi olacak
| Röportaj:
Prof.Dr.Tülay ÖZÜERMAN |
Yaşamının önemli bölümünü ülkesinde kadın hareketine adamış, iki yıl
önce Türkiye’de hala yenilenemeyen Medeni Yasa’nın ülkesindeki benzeri;
1951’den kalma Türk Aile Yasası’nın günümüz Kıbrıs Türkü kadınların
ihtiyaçlarına yanıt verir hale getirilmesine önemli katkılar yapmış
olan Demokrat Parti Kadın Kolları Başkanı İnci Tüccaroğlu ile bu kez
kadın sorunlarını değil, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini konuştuk, Rauf
Denktaş’ın 4 kez bu göreve seçilme başarısının altında yatan gerçekleri
öğrenmeye çalıştık.
Bir
dönem KKTC Kadın ve Aile Sorunları Birimi Başkanlığı’nı da yapan İnci
Tüccaroğlu’na yönettiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:
Soru:
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın 4. kez bu göreve getirilmesinin nedenleri
üzerinde durabilir misiniz?
Yanıt:
Sanırım dünyada Sayın Cumhurbaşkanımızın konumunda olan örnekler çok
azdır veya hiç yoktur. Çünkü, devlet kuran aynı zamanda ulusal bir davayı
omuzlayan bir kişinin, oluşturduğu devlette çok partili bir sistem içerisinde
birçok rakip ile yarışarak, bu konumunu demokratik kurallar içerisinde
koruması dikkat çekici bir husustur. Cumhurbaşkanlığını bu kadar uzun
süre sürdüren bir kişinin bu durumu çoğu zaman yanlış yargılarla yorumlanıyor.
Maalesef, bunu sırf KKTC’ye yanlış imaj yüklemek isteyen dış çevreler
yapmaktadırlar. Ne var ki içimizde de bu imajı güçlendiren kimi çevreler
bulunmaktadır. Fakat, gerçek olan şudur ki, Sayın Denktaş, cumhurbaşkanlığı
makamına halk oyu ile getirilmektedir. Zaten bu da anayasal bir zorunluluktur.
Cumhurbaşkanı
Denktaş’ın 4. kez seçilmesinin en büyük nedeni ise, omuzlamış olduğu
ulusal davada Kıbrıs Türkünün güvenini kazanmış olmasıdır. Sanırım,
vatandaşımız oyunu kullanırken esas olarak bu duygudan hareket etmekte
ve güvendikleri lidere güven tazelemektedirler.
Soru:
O halde, halkın bu kadar güvendiği bir lider olan Sayın Denktaş, neden
son iki seçimde, ikinci turda seçilebildi?
Yanıt: Bunun çeşitli nedenleri vardır.
Örnek olarak, çok partili bir sistem içerisinde ve üstelik nüfus oranımıza
kıyasla birçok partinin bulunduğu bir yerde, elbette aday çıkaran partiler,
parti propogandalarını yükseltecekler ve kamuoyunda büyük bir yarış
başlatmış olacaklardır. Sayın Cumhurbaşkanı bu oluşumun dışındadır.
Çünkü seçimlere bağımsız ve partilerüstü bir aday olarak girmektedir.
Böyle olunca, partili kamuoyunun birinci turda kendi partilerine oy
vermeleri doğaldır. Böyle de olmuştur. Bu noktada şu hususu belirtmekte
yarar vardır. KKTC 1983 yılında kurulmuştur. O tarihten günümüze devlet
ekonomik ve siyasal anlamda çeşitli gelişmeler göstermektedir. Bu gelişmeler
içerisinde hükümet edenler, ulusal davadaki çabaları adeta ikinci plana
atmışlar, devlet olanakları ile iktidarlarını sürdürmeyi hedeflemişlerdir.
Yaratılan bu tablo içerisinde bir taraftan bu olanakları planlayanlar,
ulusal davada Sayın Cumhurbaşkanı ile de ters düşmeyi göze alabilmişlerdir.
Üzülerek
söylüyorum ki, ekonomide oldukça kötü bir gidiş başlatılmıştır. Bu gidiş
üzerine Cumhurbaşkanının suskun kalması beklenemezdi. Devlet olanakları
parti yandaşları için kullanılır hale gelmiş, işler vatandaşın oyunu
parayla, vaatle satın alınmaya kadar vardırılmıştır. Böylece toplumda
öteden beri sürdürülen baskıcı bir dönem daha da pekiştirilmeye çalışılmıştır.
Vatandaşlar kendi ekonomik güvencelerini hep devletten bekler durumuna
sokulmuş, hükümet edenler ise yurttaşların bu duygu ve düşüncelerini
ipotek altına almış ve seçimlerde bunu oya dönüştürmeyi hedeflemişlerdir.
İşte, ikinci turun altında yatan en önemli nedenlerden biri bu acımasız
ve kabul edilemez gelişmedir.
Soru:
Cumhurbaşkanı Denktaş’a en ciddi rakip olarak görülen Sayın Derviş Eroğlu’nun
seçimlere 3 gün kala adaylıktan çekilmesini nasıl yorumluyorsunuz?
Yanıt:
Maalesef bu konu da değişik bir şekilde yorumlanmaktadır. Öyle ki Sayın
Eroğlu adaylıktan çekilirken, bu tutumunun nedenlerini izah etmemiş,
çekilme nedeninin bir baskı sonucu olabileceği yolunda imajlar bırakmıştır.
Bu hem bizim ülkemiz hem de Anavatan Türkiye açısından üzücü bir durum
olmuştur. Çünkü her iki ülke de töhmet altında bırakılmıştır.
Halbuki
gerçek durum şudur: Sayın Eroğlu ve partisi ilk tur seçimlerde hedeflemiş
oldukları oy oranına ulaşamamışlardır. Yüzde 40-50 arasında bir oy oranı
bekleyen Sayın Eroğlu, ikinci turda oluşturacağı ittifaklarla seçilmeyi
beklemekteydi. Bu stratejik hedefine ulaşamamıştır. 7 adaya karşı mücadele
veren Cumhurbaşkanı Denktaş, UBP’ nin stratejik olarak belirlediği oy
oranını almıştır. Bu durum Eroğlu’nun parti içindeki konumunu ciddi
ölçüde zedelemiştir. Temsil ettiği partisi UBP dağılma sürecine girebileceği
gibi, parti içerisinde kendi konumunun da tartışılabileceği gündeme
gelebilirdi. Bu yüzden siyasi bir manevraya başvurularak adaylıktan
çekilmiştir.
Soru:
Sayın Cumhurbaşkanının 4. kez seçilmesi ile KKTC’yi bundan sonra neler
beklemektedir?
Yanıt:
Sayın Cumhurbaşkanı Denktaş, seçimler süresince Kıbrıs konusunda net
mesajlar vermiştir. Buna göre, Kıbrıs konusunun çözümünde bir anlaşmaya
varılacak en yakın nokta yakalanmıştır. Bunda Kıbrıs Türk tarafının
ürettiği gerçekçi politika ve tezlerin önemli bir katkısı vardır. Top,
Rum tarafındadır. Ne var ki, Türk tarafının çözüm için iyi niyetli ve
gerçekçi katkıları sürecektir. Temmuz’da yapılacak olan 3. tur dolaylı
görüşmelerde ilerleme olması en içten arzumuzdur. Bu dönemde Denktaş
gibi Kıbrıs konusunda deneyimli olan ulusal bir liderin bir kez daha
ulusal davayı yürütmede halk tarafından yetkilendirilmesi, en azından
yapılacak bir anlaşmada Kıbrıs Türkünün hakları konusunda endişe duyulmayacağı
güvencesini vermektedir. Halkımız bunun rahatlığı ve huzuru içerisinde
geleceğe güvenle bakmaktadır.
Soru:
Sayın Denktaş’ın dördüncü kez seçilmesiyle KKTC’yi bundan sonra neler
beklemektedir?
Yanıt: Sayın Cumhurbaşkanı Denktaş, seçimler süresince Kıbrıs
konusunda net mesajlar vermiştir. Buna göre, Kıbrıs konusunun çözümünde
bir anlaşmaya varılacak en yakın nokta yakalanmıştır. Bunda Kıbrıs Türk
tarafının ürettiği gerçekçi politika ve tezlerin önemli bir katkısı
vardır. Top, Rum tarafındadır. Ne var ki, Türk tarafının çözüm için
iyi niyetli ve gerçekçi katkıları sürecektir. Temmuz’da yapılacak olan
3. tur dolaylı görüşmelerde ilerleme olması en içten arzumuzdur.
Bu
dönemde Denktaş gibi Kıbrıs konusunda deneyimli olan ulusal bir liderin
bir kez daha ulusal davayı yürütmede halk tarafından yetkilendirilmesi,
en azından yapılacak bir anlaşmada Kıbrıs Türkünün hakları konusunda
endişe duyulmayacağı güvencesini vermektedir. Halkımız bunun rahatlığı
ve huzuru içerisinde geleceğe güvenle bakmaktadır..
|
 |