BAĞIMSIZ SİYASİ KADIN GAZETESİ YIL:3 SAYI:17 NİSAN-MAYIS 2000 ISSN-1302-4566  







 



 
Dr.
Demet Işık

   


Kota niçin gerekli?

Kadın Sosyalist Enternasyonali’nin dünyadaki    kadın örgütleri, eşitlik yandaşı olan bireyler, siyasi partiler ile ulusal ve uluslararası platformlarda birlikte çalışmaları kadın sorununun ‘kadın olmaktan’ kaynaklanan evrensel bir sorun olduğunu gösterir.

Birleşilen evrensel nokta, kadınların ailede ve toplumda konumlarının ve değerlerinin düşüklüğüdür ve dünyada kadınlarla erkeklerin eşit olduğu bir tek ü1ke olmadığıdır.

Birleşilen bir diğer noktada da eşitlik ilkesinin erişilebilir olduğu ancak arkasında dirençli bir siyasi kararlılık gerektiğidir.Kadınlar haklarını kazanmak ve eşitliğe doğru yolculuklarını ancak siyasi bir kararlılıkla devam ettirebilirler.Tarihsel gerçeklik; sosyalistler ve sosyal demokratların bu konuda kadınların kararlı destekleyicileri olduklarını gösterir..Bugün kadın sorununun dışında dünyada gelinen çözümsüzlük noktaları; küreselleşmenin uluslar arası sermayenin istek ve özlemlerini karşılayan tek taraflı bir erkin dayatılması süreci olması, ulusal ekonomiler arasında eşitsizliğin esas olduğu bir dünyada farkına varılarak ulusal bağımsızlıkların yitirilmesi, ekonomik ve sosyal işlevlerle donanmış bir devletin bu kimliklerinden soyundurularak ,egemen sınıfların üstünlüğünü sağlamayı amaçlayan polis devlet kabuğuna sarmalanması, çalışanların, işçilerin hayat bağı sayılan istek ve özlemlerinin siyaset yolu ile yönetime, devlete taşınamaması ve devletsizleştirme programları. Bütün bunlar, Kadın Sosyalist Enternasyonali Brüksel Büro toplantısında sosyaldemokratların iktidara gelmelerinin zorunlu olduğunu ifade etmelerine sebep oluyor. Ama öncelikle kadın erkek eşitliği yani daha doğrusu eşitsizliği kadının statüsünün yükseltilmesi konusunda Kadın Sosyalist Enternasyonali; yeni bir yüzyılın başat gerçeğinin ekonomik küreselleşme, derinleşen eşitsizlik ve her türlü şiddetin artması olarak saptarken bu gerçeğe bütün yurttaşlar, uluslar ve evrensel gelişmeleri etkileyen siyasal karar alma mekanizmalarında kadınların bulunmamasının da etkilediğini vurguladı.

Sosyalist Enternasyonel kadınları hem her türlü şiddetin artması hemde kadınların siyasal  karar mekanizmalarında bulunmaması konusunda çok hassas olduklarını, Pekin Eylem Platformu’nda öngörüldüğü gibi bir ‘Barış Kültürü’nün yapılanmasında aktif olarak yer alma isteğiyle ortaya koymaktadırlar.

Barış Kültürünü inşa ederken öncelikle ‘şiddetin her biçimine hayır’ diyen Kadın Sosyalist Enternasyonali eşitsizliği artıran siyasal ve ekonomik sömürü araçlarının etkinliğinin ve gücünün son bulmasını talep etmektedir..İkinci bin yılın gerçeği; şiddetin her yerde her zaman artmasıdır. Savaş, sivil halkı etkilemektedir. Silahlı çatışmanın ve savaşın olduğu her yerde kadın, çocuk, yaşlı, genç her 10 kişiden 7’si savaş kurbanıdır. Savaş silahla vuramadığı sivil halkı, kıtlık, hastalık ve yığınsal göçle perişan etmekte ve bir daha öldürmektedir.

Ancak burada şiddetin  yine en çok yönlendiği ve hedeflediği kadın olmaktadır. Ev içinde bütün şiddetiyle ve bütün zamanlarda gerçekleşen ‘kadına yönelik şiddet’, savaşlarda sistematik ırza geçmelere ve toplu çocuk doğurtma ve toplu kürtajlarla tam bir insanlık dramına dönüşmektedir. Kadınlar; ‘bedenlerimizin eksiltilmeleri ve acıları, ruhumuzun, kadınlık onurunun ve kadınlığımızın parçalanması yanında önemsiz kalır’ demektedirler.Ama ne yazık ki, dünya kadınları kendilerini ezen ,tüketen bu şiddetin önlenmesi yolundaki siyasi kararları alamamaktadırlar. Çünkü dünya savaşlarını durduracak, medeni haklarını kazandıracak siyasi kararlarda onların düşünceleri, elleri ve emekleri yoktur.

Sosyalist ve Sosyal Demokrat kadınlar diyorlar ki; erkek egemen şiddet kültürünün yerine özgür bir dünya, barış kültürü kurmalıyız.

Barış Kültürü’nün yapılanması ancak kadınların ortak yaşamın tüm alanlarında yer alarak milyonları etkileyen, özgürlük, barış, eşitlik ve dayanışma kararlarını alabilmesi ile mümkündür. Siyasal yaşama yeni değerlerin ve yeni sorun çözme yöntemlerinin getirilebilmesi için kadına karşı uygulanan her türlü şiddetin ve ayrımcılığın ortadan kaldırılarak bir barış dünyası yaratılmasına kendi güçleri ve becerileriyle katkıda bulunabilmeleri için kadınlar yönetimde gücü eşit olarak paylaşmalıdırlar.

Kadınlar, bu yeni bin yılın başındaki dünya kültürünü ve insanlık halini; rekabete dayalı zenginlik biriktirmeyi amaç edinen, erkekliği zayıfı ezmek olarak anlayan bir kültür olarak tanımlıyor ve insanlara ve kadınlara, kız-erkek bütün çocuklara birer nesne ve mal gibi davranan ve döne döne yükselen bir nefreti körükleyerek kollektif çılgınlığa ulaşan bu kültürün, bireyin özgün ve yetkin bir yetişkin olarak var olabilmesini önlediğini vurgulayarak ‘karşıyız’, ‘durdurmalıyız’, ‘dünya barış kültürü’ yaratmalıyız diyor.

Demokrasi cinslerin dengesine dayalı olarak yaratılabilir. Demokrasi bir tek cinsin üretebileceği bir değer ve yaşama biçimi olmadığı gibi sadece bir cins için de var olamaz.

Ülkelerde, devletlerde ve dünyada, demokratik bir gidiş; düşünsel, hukuksal ve hayatı cinslerin eşit paylaşması esasına dayandırılarak yaratılabilir.

Dolayısıyla Kadın Sosyalist Enternasyonali bu platformun üyesi olan bütün siyasi partilerden, Fransızların Parite Yasası’nda  yer alan ‘kota’ uygulamaları ve listelerdeki sıralamanın bir o cinsten bir bu cinsten hesabı yapılması, fermuar sistemi gibi önlemler yoluyla gerçekleştirilmesi için partilerde ve Sosyalist Enternasyonel’deki temsilciliklerde her kademede güç paylaşımı sağlamak için parti tüzüklerinde ve yönetmeliklerinde değişiklik yapmalarını talep ediyor.

Anlaşmazlıkların ve çatışmaların çözümünde şiddet kullanmanın vazgeçilmezliğinden vazgeçerek, siyasal çözümleri denemek için, hükümetler yönetim ve karar verme organlarında cinsler arasında denge ve eşitliği sağlamalıdırlar. Dengenin son tahlilde eşitlikle sağlanabileceği unutulmadan dünya toplumunu renkleri, dinleri, cinsleri ve kültürleri ile zenginleştiren çeşitliliğin ve davranış normu olarak diyolog ve uzlaşmanın değerli olduğunu hükümetler önce kendileri en önemli merkez unsurunun insan ve hakları olduğunu kabul ettiklerinde anlatabilir ve gerçekleştirebilirler. Merkezdeki insan ise kadın ve erkek cinslerinden oluştuğuna göre; her iki cinsi eşit olarak barındıran gruplar oluşturarak, çatışmaların engellenmesi ve anlaşmazlıkların çözülmesi için diyolog geliştirilebilir.

Kadın Sosyalst Enternasyonali kendisinin bir misyonu olarak ‘önleyici diplomasi’nin prensiplerine uygun olarak arabulucuk yapmaya, Barış Kültürünün yaygınlaştırılması ve güçlendirilmesi için bu yolda çalışan bütün demokratik, aydın, ilerici hareketlerin, partilerin, örgütlerin çalışmalarına katkıda bulunmaya hazır oldğunu ifade etmektedir.  



 
 

1391 Sok.No 4/201. 35220- Alsancak/ İZMİR
TEL: 0232.463 63 00 Pbx. Fax. 0232.463 53 03

http://www.kazete.com.tr kazete@kazete.com.tr