| BAĞIMSIZ SİYASİ KADIN GAZETESİ YIL:3 SAYI:19 AĞUSTOS-EYLÜL 2000 ISSN-1302-4566 |
|
Enflasyona direnelim
TOBB ve Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin tüm yurtta, İzmir Ticaret Odası'nın, (İZTO) da Türk Kadınlar Birliği'yle İzmir'de başlattığı "Türkiye Enflasyonu Yeniyor" ve "Türk kadını enflasyonu mutfakta yenecek" kampanyalarının sürmesine karşın, yıl sonunda enflasyonun öngörülenin 10-15 puan üzerinde; yüzde 35-40 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Mastercard'ın 11 ilde bin 200 kredi kartı kullanıcısının katılım ile yaptığı anket sonucuna göre enflasyonun yüzde 25'e düşeceğine sadece yüzde 7'lik bir kesim inanıyor. Altı ayda bir yapılan anket sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 14.7'si, 2000 sonunda enflasyonun yüzde 50 düzeyinde, yüzde 15.8'i yüzde 35-45 düzeyinde, yüzde 12.6'sİ da yüzde 25-35 aralığında olacağına inanıyor. Yüzde 7'lik kesim de yüzde 25'in tutturulacağını düşünüyor. Öte yandan, Devlet Planlama Teşkilatı da (DPT) Türkiye'nin 2000 yılı enflasyon hedefini tutturmasının zor olduğu görüşünde. DPT Müsteşarı Akın İzmirlioğlu, Ekonomik ve Sosyal Konsey'e (ESK) bilgi vererek enflasyondaki düşüşün program hedeflerinin gerisinde kaldığını bildirdi. Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, öngörülen yüzde 25'lik enflasyon hedefinin üstüne çıkılmasında,özel sektörün bazı kesimlerinin maliyet kurallarını dikkate almamasını gösterdi. DEMİRTAŞ
"ÖZEL SEKTÖRÜ SUÇLADI" Ancak enflasyonla mücadelenin sıkı bir uygulamanın yanında "sabır" da gerektirdiğine işaret ederek şunları söyledi: "Bu konuda yalnızca hükümetin aldığı kararların etkili olmasını ve ekonominin bir anda iyileşmesini beklemek doğru olmaz. Türkiye 2 yıldır kronik ve yüksek enflasyon baskısı ile yaşamaktadır. Toplumda bunun getirdiği bazı psikolojik beklenti ve alışkanlıklar var. Bu beklenti ve alışkanlıkların yenilmesi ancak toplumun enflasyonun düşeceğine inanması ile gerçekleşebilir." Hükümetin enflasyon programının başarılı olması için toplumun tüm kesimlerinin desteği gerektiğini bildiren Demirtaş, "Hükümet bu programa sıkı sıkıya bağlı kalsa da özel kesimin bu konuda gerekli hassasiyeti göstermemesi, hedeflenen noktaya varılmasına engel olabilir. Özellikle son dönemde faiz oranlarının da uzun süredir düşük seyretmesi sebebi ile piyasa iyice canlandı. Beyaz eşya ve otomotiv sektörlerinde satış patlaması yaşanıyor. Bankaların düşük faizle verdiği uzun vadeli krediler de satışların artmasında etkili oluyor. Uzun vadeli kredi faizlerinin düşmesi, enflasyon mücadelesinde başarının ilk ışıklarını veriyor ama; artan satışlar ile birlikte özel kesimden gelen zamlar istenen sonuçlara ulaşmamızı geciktirebiliyor. Biz özel sektörü bu konuda gerekli hassasiyeti göstermeye davet ediyoruz. Enflasyonla mücadele uzun ve zahmetli bir süreç. Bizim beklentimiz toplumun her kesiminin gerçekten tatmin edici sonuçlara ulaşana kadar fedakarlıktan kaçınmaması. Birkaç ayda pes etmemek gerekiyor" diye konuştu.
|
|||||
|