BAĞIMSIZ SİYASİ KADIN GAZETESİ YIL:3 SAYI:19 AĞUSTOS-EYLÜL 2000 ISSN-1302-4566  







 


Siyasi Parti Liderleri kotayı değerlendirdi

Kadınlara politikada eşit temsil hakkının önünü açmak için birçok ülkede araç olarak kullanılan "cinsiyet kotası"yla ilgili KAzete'nin Haziran ayında başlattığı tartışma; siyasi partilerin genel başkanlarının görüşlerini açıklamalarıyla devam ediyor.
Yazının devamı

             

İslam ülkelerinde kadına özgürlük

Kadının ezilmişliği konusunda Arap ve Fars ülkelerini sert bir dille uyaran Mehmet Nuri Yılmaz, Türkiye'nin bazı bölgelerinde de kadınlara eşit davranılmadığını açıkladı.
İslamda kadının yeri uzun yıllardır tartışılırken bu tartışmalar, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın Arap ve Fars ülkelerinde İslam hükümlerinin örf ve adetlere göre değiştirildiğini, kadın-erkek eşitliğinin bozulduğunu, bu nedenle "kanlı ya da kansız, demokrasinin mutlaka geleceğini" açıklamasıyla yeni boyut kazandı.
Yazının devamı

            

İslam toplumunda kadının durumu

İslam ülkelerinde kadın yasaklar zincirinin kölesi durumunda. Bu yasakları aşabilmek ve kamusal alanda da kendilerini kabul ettirebilmek için 26 İslam ülkesi ve toplumunda kadınlar dayanışma ağı kurdular.
Yazının devamı

            

İslami gençlik tabuları yıkıyor

Bundan yaklaşık on yıl önce diğer yaşıtlarından kesin çizgilerle ayrılan islami gençlik, hızlı bir değişim sürecine girdi. Değişimin içindekiler kadar dışındakiler de durumun şaşkınlığını yaşıyor. İslami gençlik, bir zamanlar "olmazsa olmaz" denilen tabuları yıkıyor. Tesettürlü genç kızlar, batı müziğinin en uç noktası olan metal müzikten zevk alıyor hatta grup kurarak bu tarzda müzik icra ediyor.
Yazının devamı

            

Bu ayıp Türkiye'ye yeter

Birleşmiş Milletler tarafından 5-9 Haziran tarihleri arasında New York'ta gerçekleştirilen "2000 yılı Dünya Kadın Konferansı"nda Türkiye'nin erkek bakanla temsil edilmesi, Kadın ve Aileden Sorumlu eski Devlet bakanı Işılay Saygın başta olmak üzere kadın örgütlerinin tepkisine yol açtı.
Yazının devamı

            

Etekli erkekten 'maço' suçlaması

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde etek giyerek kadınlara yapılan haksızlıkları protesto eden Çanakkale Belediyesi'nin 23 yıllık İdare Amiri Hüseyin Erdoğan (45), 'sakıncalı memur' kabul edilerek, başkanlık katındaki odasından çıkarılarak belediye tamirhanesine gönderildi. Makam odasının taşınmasında 'etek eyleminin' değil, başka nedenlerin etkili olduğunu savunan Erdoğan, CHP'li Başkan İsmail Özay'la bir sorunu bulunmadığını belirterek 'Başkanla kadın hakları konusundaki düşüncelerimiz aynı. Eğer bir seçim olsa yine oyumu Sayın Özay'a veririm' diyor.
Evli ve iki çocuk babası Erdoğan, KAzete'ye açıklamasında haksızlıklara tepki göstermekten geri durmayacağını vurgulayarak, kadınların evde, işte, sokakta erkeklerle eşit olması gerektiğine ve etek eylemini de bu yüzden gerçekleştirdiğine işaret ediyor. Lise mezunu Erdoğan, Ziraat Bankası'ndan emekli eşinin 'eyleminden' dolayı kendisine saygı duyduğunu ifade ederek 'Eşim bana sık sık sen beni ezmiyorsun ama zaman zaman haklı olduğum konularda ben seni eziyorum diyerek gönlümü alır' diyor. Kadın hakları konusunda eşiyle birlikte ortak bir mücadelenin içinde olduklarının altını çizen ve kendisi için eşcinsel yakıştırmalarına gülüp geçen Erdoğan, cinsiyet eşitliği konusunda erkeklerin de mücadelenin içinde olması gerektiğini kaydederek 'Ama ne yazıkki erkeklerimiz kadar bazı kadınlarımız da maço. Etek giydim diye erkekler kadar kadınlardan da tepki aldım. Eğer kocam olsaydın birgün durmaz seni boşardım, diyen kadınlar oldu. Hani bugün eteğini giymemişsin, diye sataşanlar var. Hiçbirini önemsemiyorum. Cinsiyet ayrımcılığına karşı mücadelenin kadın erkek elele örgütlü verilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu 8 Mart'da etek giydim, önümüzdeki 8 Mart'da kamuoyunun dikkatini çekecek daha farklı bir eylem ortaya koyacağım' diye konuşuyor.


            

"Kur'an yeniden yorumlansın"

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın İslam ülkelerinde kadının ezilmişliğini dile getirmesi, kadın hakları savunucusu örgütlerden büyük destek gördü. Kadİn hareketinin öncüleri, İslam ülkelerinde Kur'an-ı Kerim'in erkek gözüyle yorumlanması nedeniyle kadının aşağılandığını kaydederek, Kur'an yanısıra İslam kültürünün gelişmesinde önemli yeri bulunan tefsir, fıkıh ve hadis alanındaki eserlerinde gözden geçirilerek günün koşullarına ve gereksinmelerine yanıt verecek biçimde yorumlanması gerektiğini savundular.
Yazının devamı


      

‘Kadının ezikliğinin nedeni ekonomik’ 

İsveç Sosyal Demokrat Partisi'nin Türk asıllı milletvekili ve Parlamento Adalet Komisyonu Üyesi Yılmaz Kerimo, Türkiye'de kadın-erkek eşitliği konusundaki kanunlarda bir eksiklik bulunmadığını belirterek, "Sorun, yaşam standartlarının düşük, kadının ekonomik bakımdan erkeğe bağımlı olmasından kaynaklanıyor" dedi.

Kerimo, CHP Kadın Kolları'nca, İstanbul İl Merkezi'nde düzenlenen "Sosyal Demokrasi ve Kadın Hakları" konulu panelde yaptığı konuşmada, İsveç Sosyal Demokrat Partisi'nin, eşitlik, özgürlük ve dayanışma ilkeleri üzerinde kurulduğunu bildirdi. Kadın hakları konusunda İsveç'in geçirdiği tarihi süreç hakkında da bilgi veren Kerimo, İsveç kadınlarının seçme hakkını 1920 yılında kazandığını hatırlattı.
Yazının devamı

      

TÜRKİYE'NİN KOTA TALEBİ BİLDİRGEDE GEÇİŞTİRİLDİ
"Pekin+5" sürecinin değerlendirildiği New York'taki "Kadın 2000" toplantısında "G 77" olarak tanımlanan gelişmekte olan ülkeler, AB ülkeleri Juskanz ülkeleri (Japonya, ABD, Kanada, Yeni Zelanda, İsviçre, Güney Kore, Norveç, Liechtenstein) ayrı ayrı temsil edildiler. Türkiye ve Meksika ise gruplarla birlikte hareket etmedi. İran'ın fiilen başını çektiği bir kısım Arap ülkeleri pek çok konuda Vatikan ile birlikte davrandı. Türkiye bu grupların da dışında kaldı.
Sivil kadın örgütlerinin temsil edilmemesi nedeniyle Türkiye'nin 1995'teki Pekin Konferansı'ndaki performansını sergileyemediği belirtilen New York toplantısında, kadına yönelik şiddet ve istismarla ilgili önemli adımlar atıldı. Eğitim, sağlık, yoksulluk, globalleşme sorunları ile ilgili kararlar alındı.
Arap ülkelerinin dolaylı baskısını üzerinde hisseden Türk delegasyonu, kadının politikadaki yeri, temsili ile ilgili bazı önerilerini sonuç bildirgesine koyduramazken özellikle "2003 yılına kadar yüzde 30 kadın kotasının karar alma mekanizmalarında gerçekleştirilmesine ilişkin" önerisi de kabul görmedi. Türkiye'nin bu önerisi, sonuç bildirgesinde "Uygun olduğu yerlerde kadınlar için kota konulması" ifadesiyle yer aldı.

Kuriş, reform istiyordu

17 Temmuz 1998'de kaçırılan ve 1,5 yıl sonra ağzına Atatürk posteri sokulmuş durumda Hizbullah'ın hücre evinde ölü bulunan İslamcı Feminist Yazar Konca Kuriş, İslamı çağa uydurmak istemesinin kurbanı oldu.
Kur'an-ı Kerim üzerinde çalışan bir araştırmacı olarak dikkati çeken Konca Kuriş, 90'lı yılların ortalarında bu konudaki araştırmalarını sempozyum ve panellerle halka açıklamaya başlaması radikal islamcıların tepkisini çekti.
İslamın çağın koşullarına uydurulması için mücadele veren Kuriş, kadınların adet halinde namaz kılabilmelerini, Kur'an'ın Türkçeye çevrilmesini, camilerde ayetlerin Türkçe okunmasını, kadınların cenaze namazında ön saflarda durabilmesini, kadınla erkeğin haklar bakımından eşit olmasını istiyordu.
İslamcı Feminist bir yazar olarak bu taleplerini gerek yazılarında gerekse konferanslarında sıkça dile getiren Kuriş, taleplerinin bedelini hayatıyla öderken, Kuriş'in vasiyetini yerine getirmek için cenaze namazında kızı ve üyesi olduğu Bağımsız Kadın Derneği üyelerinin ön safta yer tutmak istemeleri ise olay oldu. Kuriş'in son bir arzusu da kadınlar için sığınma evi kurulmasıydı. Bağımız Kadın Derneği, şimdi Kuriş'in bu vasiyetini yerine getirmek için çalışıyor.

 
 

1391 Sok.No 4/201. 35220- Alsancak/ İZMİR
TEL: 0232.463 63 00 Pbx. Fax. 0232.463 53 03

http://www.kazete.com.tr kazete@kazete.com.tr