BAĞIMSIZ SİYASİ KADIN GAZETESİ YIL:4 SAYI:20 EKİM-KASIM 2000 ISSN-1302-4566  







 



 
Yrd.Doç.Dr.
Huriye Şükran KURUOĞLU
E.Ü. İletişim Fakültesi

   


Pembe diziler ve Kadın

Pembe diziler, sadece ülkemizde değil, kısmen izlenme oranı farklılıkları olsa da tüm ülkelerde kadınların en çok izledikleri programların başında gelir. Özellikle kadınların eğitim ve kültürel durumlarına göre izlenme oranları değişmektedir. Her ne kadar erkeklerin bir kısmının da, özellikle emekli erkeklerin de bu tür programları izlediklerini bilsek de, bu gerçek ne yazık ki pembe dizileri "kadınların izlediği program" yaftasından kurtarmaya yetmemektedir.

Dilimize pembe dizi olarak yerleşen dizi filmlerin orjinal adı, "soap opera"dır. "Sabun köpüğü" anlamına gelen soap opera ise bu dizilerde ele alınan konuların hafifliği ve bu konuların işleniş biçiminin özensizliği şeklinde de yorumlanabilmektedir. Ancak kavramın çıkış noktasına baktığımızda "soap opera" nın bu tarz programların ilk sponsorlarından kaynaklandığı görülmektedir. Televizyondan çok önce A.B.D'de radyolarda bazı kozmetik firmaları kadınların en fazla radyo dinleme saatlerinde yayınlanan kadın programlarına sponsorluk yaptılar. Bu nedenle, bu tarz programlara "sabun köpüğü" anlamına gelen "soap opera" dendi.

Pembe diziler, gerek karakterleri ve gerekse ele aldığı konular ve bu konulara yaklaşım biçimleri açısından bu köşede daha önceki yazılarımızda ifade etmeye çalıştığımız, yüzyıllardır oluşturulan ve pekiştirilen kadın dünyasını yorumlamada önemli verileri içermektedir. Bu nedenle de son yıllarda kadın ve pembe dizi ilişkisi konusunda pek çok araştırma ve incelemeler yapılmıştır.

Bu tür dizilerde oyunculuk kalitesi ve dekor gibi bir filmi oluşturan temel ögeler son derece sıradan ve özensizdir. Doğası gereği bunun tersi olması da zaten mümkün görünmemektedir. Çünkü hızlı ve ucuz bir biçimde üretilmek durumunda olan bir program türüdür. Aynı kapalı mekanlarda çekilen filmlerde konular da belli sınırlar içinde döner durur. Süreden kazanmak için iki yöntem sıkça kullanılır. Bunlar, aynı anlama gelen bir cümlenin kerelerce farklı versiyonlarda tekrarlanması ve sık flash-back (geri dönüş) lerin kullanılmasıdır. Böylece normal bir filmde harcanan emeğin onda biri kadar bir emekle onlarca bölümün çekilmesi mümkün kılınmaktadır.

Pembe diziler yavaş işleyişleri, tekrarları, öykülerinin bağımsız ve birbiri üstüne binen konuları, sıradan olanı vurgulamalarıyla evin kölesine, yani kadına gerekli dikkati vermeden de izleme olanağı sunar. Pembe dizinin biçimi, bu parçalara bölünmüş ve zihin dağıtan yaklaşımın tıpatıp bir kopyasını çıkarıp onu keyifli kılar.

"Pembe diziler kadınları, ailelerini bir arada tutma ve mutlu etme ideallerini gerçekleştiremedikleri, ailede uyum yaratamadıkları için teselli ederken onları en önemli amaçlarının ailelerini bir arada ve mutlu görmek olduğuna inandırır " (Modleski,1982;92). Görüldüğü gibi yapılan çalışmalarda da, kadına giydirilen toplumsal rolün pekiştirilmesi konusu karşımıza çıkmakta ve bu görüşü destekleyen bulgulara ulaşılmaktadır.

Yine bu rolün uzantısında ve buna paralel olarak, bu programlar, bu köşede daha önce anlatılan "kişisel " ve "kamusal" olana ilişkin ilginç ipuçları sunmaktadır bize. "Kişisel ilişkiler pembe dizilerin belkemiğidir. Bunlar, etkileyici anların -evlilik, doğum, boşanma, ölüm - ve daha çok da anlatının dokusunu oluşturan kavgaların, ittifakların ve ikilemlerin günü gününe değişimini verir. Pembe dizilerin ilgi alanları dış dünya ile kişisel dünya, iş ile boş zaman, mantık ile duygu, eylem ile düşünce arasında genelde kabul edilen geleneksel ayrıma dayanmaktadır. " (Geraghty,1996;59).

Televizyonda yer alan diğer tüm program türlerinde olduğu gibi pembe dizilerde de hiçbir şey tesadüfi ya da rastgele değildir. Yapılan ve izleyiciye sunulan her ürün, belli bir amaca hizmet etmektedir. Bu, bazen çok bilinçli bir biçimde yapılsa da, ya da çok belirgin bir kasıt olmaksızın zaman zaman yerleşik zihniyetin uzantısında olsa da sonuç değişmemektedir. Yani kısaca özetlemek gerekirse, kadınlar, özellikle ev kadınları, ailelerini bir arada tutmak durumundadırlar ve zaman zaman yaşadıkları bazı sorunlar karşısında da pembe dizilerde zengin ailelerin yaşadıkları sorunlarda teselli bulmaktadırlar. En büyük teselli ise, "bak gördün mü, adamlar zengin ama huzurları ve aile birlik ve mutlulukları yok. Biz halimize dua edelim" dir.
Pembe dizilerle ilgili olumlu ya da olumsuz görüşlerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim.
Sağlıcakla kalın, özgürce kalın, ama sevgisiz kalmayın.
Geraghty, Christine; Kadınlar ve Pembe Dizi, Çev.Nur Nirven, Afa yay., 1996, İstanbul
Modleski, Tania; Loving with a Vengeance, Menthuen, 1982, New York

 

 
 

1391 Sok.No 4/201. 35220- Alsancak/ İZMİR
TEL: 0232.463 63 00 Pbx. Fax. 0232.463 53 03

http://www.kazete.com.tr kazete@kazete.com.tr