Yolsuzluğa
ve yoksulluğa hayır!
Son
ekonomik kriz, ülkede çok şeylerin değişmesi gerektiğini ortaya koyarken,
giderek yoksullaşan halk, siyasetin yeniden yapılanmasını ve yolsuzlukların
hesabının sorulmasını istiyor.
On yıllardır yaşanan krizlerin en şiddetlisini 21 Şubat'ta yaşıyan Türkiye'nin
içinde bulunduğu zor günlerden çıkabilmesi için, halkın kemer sıkmasının
ötesinde, devletin savurganlığa son vermesi, toplumsal demokratik muhalefetin
örgütlenerek, başta sivil anayasa Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Kanunu'nda
değişiklik olmak üzere siyasi reformların biran önce yapılması gerektiği
belirtiliyor.
Dar gelirlilerin ötesinde, özel sektör ve üst düzey yöneticilerinin de
refah seviyelerini olumsuz yönde etkileyen krizin, zamlar ve yasaklarla
atlatılmaya çalışılmasının, toplumda, derin sosyal ve ekonomik çatõşmalara
yol açabileceği ve ekonomik istikrarsızlığın ciddi bir siyasi krize dönüşebileceğinden
endişe ediliyor. Siyasi kriz ise yeni oluşumları gündeme getirebilir.
haberin
devamı...

Asıl
kazanan
değişim oldu
Politikada
erkek egemen yapının neler yapabileceği, son DSP Kurultayı'nda bir kez
daha görüldü. Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyesi Aydın Milletvekili
Dr. Sema Pişkinsüt'ün, partisinde ve Türkiye'de demokratikleşme ve değişim
istemiyle yola çıktığı DSP'deki Genel Başkanlık mücadelesi, siyasi kirlenmişliğin
batağına saplandı.
Yaşamın her alanında olduğu gibi siyasette de kadına tahammülü olmayan
Türkiye'deki egemen yapı, Pişkinsüt'ü DSP Kurultayı'nda konuşturmamakla,
kaba kuvvetle sindirmekle "bir kadına" karşı geçici zafer kazandı
gibi görülse de, Kurultay'dan Türkiye'nin aydınlık geleceği için asıl
zaferle çıkanın Pişkinsüt olduğunu herkes gördü.
Sema Pişkinsüt'ün; hukukun üstünlüğüne, insan haklarına saygılı, çağdaş,
demokratik bir Türkiye özlemiyle başlattığı, değişim hareketi, siyasi
partilerde kadını erkeğiyle liderinin eteğine tutunarak politika yapmak
isteyenler dışında toplumda yankı buldu. KAzete'ye okuyuculardan gelen
e-mailler de Pişkinsüt'ün başlattığı hareketin haklılığını ortaya koydu.
"Kazanamazsam da değişim mutlaka kazanacak" diyen Pişkinsüt,
değişime Seçim Yasası'nın, Siyasi Partiler Yasası'nın değiştirilmesi ve
milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasından başlanması gerektiğini
söyledi ve bu bağlamda kadın kuruluşlarını ve tüm sivil topum örgütlerini
Parlamento'yu aşırı derecede baskı yapmaya çağırdı.
haberin
devamı...

Medeni
Yasa "dağa" çıktı
Medeni
Yasa Tasarısı'ndaki 'edinilmiş mallara katılma' yerine 'paylaşmalı mal
ayrılığı' sisteminin getirilmek istenmesine karşı, aralarında Kazete'nin
de bulunduğu 100'e yakın kadın örgütü tepki mesajlarını, bu kez Antalya'nın
Beydağları'ndan verdi.
haberin
devamı

|
|
Bankalar
kadın işsizler yarattı
Banka birleşmeleri,
Avrupa'dan sonra Türkiye'de de işsizler ordusu yarattı. Genelde çalışanlarının
kadın olduğu bankalarda onbinlerce memur işsiz kaldı
haberin
devamı...

Koruyucu aileler ilgi bekliyor
Avrupa
ülkelerinde korunmaya muhtaç çocukların büyük bölümüne koruyucu aileler
kucak açtığı halde, Türkiye'de koruyucu aile sayısı yüzde 2'yi geçmiyor.
haberin
devamı...

Erkek
arenasında kadın
Kadınların
siyasette var olamayışını ve nedenlerini, bizler yıllardır en açık bir
şekilde ifade ettik, ama son yaşanan hazin olaylar politikada erkek egemen
yapının çarpıklığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bugün partilerin yapılarına baktığımızda, kadının konumunun hepsinde aşağı
yukarı aynı olduğunu görürüz.. Yani partileri oluşturan erkek egemen yapı,
siyasette kadına yer vermiyor. Bu mantıkla bakıldığında ne sağ, ne de
sol partilerin söylemleri ve tüzükleri dışında uygulamaları hep aynı.
yazının
devamı...
|