Çocuklar
ağlayacak mı?
Türkiye yeni bir
ders yılına yine sancılı giriyor. Milli Eğitim'de MHP'li kadrolaşma Rahşah
Ecevit'i rahatsız ederken, Semra Sezer'in Ulusal Eğitime Destek Kampanyası
ise Çağdaş Türkiye için umut saçıyor
Türkiye,
dünyada eğitime en az pay ayıran ülkelerin başında geliyor. Okullarda
eğitimin kalitesinin giderek düştüğünü bugün il, ilçe milli eğitim müdürlükleri
bile kabul ediyorlar. Özel okullar ve dersaneler tam bir para tuzağına
dönüştü. Öğrenciler de velilerde, öğretmenler de şaşkın ve çaresiz.
Eğitimde
tehlikeli gidişi ilk gören DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit oldu.
Ecevit, Milli Eğitimdeki sağlıksız kadrolaşmaya gözyumduğu iddiasıyla
kara listeye aldığı Bakan Bostancıoğlu'nu "okullar açıldığında çocuklar
ağlamasın" diye uyardı. Çocuklarımızın ağlamaması için eğitimin yeniden
yapılandırılması zorunlu.
Yeni öğretim
yılında toplumu sevindiren tek olgu, Cumhurbaşkanı eşi Semra Sezer'in
proje başkanlığını yaptığı Ulusal Eğitime Destek Kampanyası. Birleşmiş
Milletler Kalkınma Fonu (UNDP) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) ile
sivil toplum örgütlerinin aktif destek sağladığı kampanya sonucunda iki
yıl içinde Türkiye'de okuma yazma bilmeyen genç kız ve kadın kalmayacak.
Kampanya ile kadınlara sadece eğitim değil, iş yaşamı ve karar alma mekanizmalarına
daha fazla katılımlarının sağlanması
da öngörülüyor. Semra Sezer "Genç kız ve kadınlarımızı önce eğiteceğiz
ki ufuklarını açabilelim" dedi .
haberin
devamı...

Kadın
ombudsmanı kurulsun
Geçtiğimiz
aylarda Avrupa Konseyi'nin ev sahipliğinde üç kıtadan 40 ülkenin
gençleri Budapeşte'de bir araya gelerek üç gün boyunca genç kadınlara
yönelik şiddeti tartıştılar ve strateji belirdiler.
Aralarında
Türkiye'nin de bulunduğu 60'ın üzerinde gençlik örgütü, toplantı sonunda
ortak görüş ve önerilerini bir deklarasyonla kamuoyuna açıkladılar.
Gençlerin
üzerinde ençok birleştiği nokta "Genç kadınlara yönelik şiddetin
çok yaygın bir gerçek olmasına karşın, yine de gençlik politikalarının
marjinal olarak baktığı bir konu olmayı sürdürmesiydi. Şiddeti önlemeye
yönelik hükümlerin çoğunun politik kararlar gibi uygulanmamasından duyulan
endişelerini dile getiren gençler, Sivil toplum örgütlerinin çabalarının
devletlerce desteklenmemesinden ve "durumun idare edilmesinden"
yakındılar. Cinsiyet temelli şiddetin pek çok genci kıskacına alsa da
Avrupa Konseyi'nin bu yöndeki çabalarını yeterli bulmadıklarını da açıkça
ifade ettiler.
Gençlerin,
bir dizi talepleri arasında tüm kadınlarımızın da üzerinde durmaları gereken
Avrupa Konseyi'nde kadına yönelik şiddet konusunu izlemek üzere bir "Ombuds(wo)man"
görevi oluşturması ve bu büronun Avrupa çapında tüm kadın örgütleri ile
doğrudan ilişki halinde çalışması dikkati çekti.
haberin
devamı...

Ekmeğe folik
asit konulsun
Çocuklarda
görülen açık omirilik (Spina Bifida) hastalığı, anne adaylarında folik
asit eksikliğinden ortaya çıkıyor. Amerika'da ki gibi Türkiye'de de ekmeklere
folik asit konulması için çalışmalar yapılıyor.
haberin
devamı
|
|
Şiddetin
tanımı yapılacak
Ege
Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastenesi'nde Türkiye'deki sağlık kurumlarına
örnek olacak bir çalışma ile acil servise gelen her türlü şiddet kayıt
altına alınacak. Bunun için öncelikle acil servis hekimleri, hemşireler
ve diğer personel şiddet konusunda eğitilecek.
haberin
devamı...

Bekaret kontrolü Türkiye'nin ayıbı
Sağlık
Bakanlığı'nın Sağlık Meslek Liseleri Disiplin Yönetmeliği'nde yaptığı
değişiklikle bekaret kontrolünü Türkiye'nin gündemine taşıması kadın
örgütlerince sert tepkiylekarşılanırken, Bakan Durmuş'un istifası istendi.
haberin
devamı...

İşsizlik bunaltıyor
Yaşanan
ekonomik kriz, açığıyla gizlisiyle 2 milyon kişinin işsiz kalmasına
yol açtı. Bu sayının daha da artmasından korkuluyor. Aralarında profesyonel
yöneticilerinde bulunduğu işsizlerin iş bulma umudu ise yok denecek
kadar az.
haberin
devamı...

Çağdaş
eğitim özlemi
Bir
yandan İMF dayatmaları bir yandan işsizlik ve ekonomik çöküş...
Her zaman
şikayet ettiğimiz sistem bozukluğuna bir de bunlar eklenince, Türkiye,
cumhuriyet tarihinin en büyük küçülme hızına erişti. Halk; kadını, erkeği
ve çocuğuyla gerçekten yıkıldı.Türkiye'yi yönetenler, ne kadar "işler
iyi gidiyor" deseler de iş çevrelerinden, sokaktaki sade yurttaşa
kadar herkes 2003'e değin umut olmadığını söylüyor. Hatta çocuklarının
geleceğinden umut kesen bazı aileler Amerika'ya göç etmeye başladı bile.
Ceplerinde T.C'nin nüfus cuzdanını taşıyanlar, grinkart sırasındalar.
yazının
devamı...
|